Psikoloğa gitmek için tek bir doğru an yoktur. Genel bir ölçü şudur: Bir duygu, düşünce ya da ilişki sorunu birkaç haftadır sürüyorsa, işinizi, uykunuzu veya ilişkilerinizi zorluyorsa ve kendi yöntemlerinizle hafiflemiyorsa, bir psikologla görüşmek yerinde bir adım olabilir. Bunun için kriz anını beklemeniz gerekmez.
Bu yazıda psikolojik destek almayı düşündüren sekiz işareti, psikolog ile psikiyatri uzmanı arasındaki farkı ve ilk adımı nasıl atabileceğinizi ele alıyoruz. Amaç kendinize tanı koymak değil; yaşadıklarınızı daha net görmenize yardımcı olmak.
Psikolojik destek almak için kriz beklemek gerekmez
Pek çok kişi psikoloğa ancak "artık dayanamıyorum" noktasına gelindiğinde gidilmesi gerektiğini düşünür. Oysa psikolojik destek yalnızca ağır zorluklar için değildir. Önemli bir kararın eşiğinde olmak, tekrar eden ilişki örüntülerini anlamak ya da stresle daha sağlıklı başa çıkmak istemek de bir görüşme için yeterli nedenlerdir.
Öte yandan her zorlanma bir sorun işareti de değildir. Kayıp, ayrılık ya da iş değişikliği gibi dönemlerde üzüntü, kaygı veya yorgunluk hissetmek insanidir. Belirleyici olan; bu duyguların ne kadar sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve hayatınızı ne ölçüde kısıtladığıdır.
Psikoloğa gitmeyi düşündüren 8 işaret
Aşağıdaki işaretlerden biri ya da birkaçı size tanıdık geliyorsa, bir uzmanla konuşmayı değerlendirebilirsiniz.
1. Duygularınız haftalardır değişmiyor
İki haftadan uzun süren çökkünlük, isteksizlik, sürekli gerginlik ya da içsel boşluk hissi dikkate alınmaya değer. Yorgunluk ile çökkünlüğü ayırt etmek zor gelebilir; depresyon mu, yorgunluk mu sorusunu ele aldığımız yazı bu konuda bir başlangıç sunar.
2. Endişeler zihninizi meşgul ediyor
Durduramadığınız kaygılar, "ya olursa" diye başlayan düşünce zincirleri ya da ani korku dalgaları günlük işlerinizi aksatıyorsa destek almak faydalı olabilir. Kaygıyı anlamak üzerine yazdıklarımız da fikir verebilir.
3. Uyku, iştah ya da enerji düzeniniz bozuldu
Uykuya dalamamak, gece sık uyanmak, iştahta belirgin değişiklik ya da sabahları kalkmakta zorlanmak ruhsal yükün bedene yansıması olabilir. Bedensel belirtilerde önce bir hekim kontrolü yaptırmak, olası tıbbi nedenlerin gözden kaçmaması açısından önemlidir.
4. İlişkilerinizde aynı sorunlar tekrar ediyor
Farklı insanlarla benzer çatışmaları yaşıyor, kendinizi sürekli geri çekiyor ya da hayır demekte zorlanıyorsanız, bu örüntüleri bir uzmanla birlikte incelemek yeni bir bakış açısı kazandırabilir.
5. Günlük işlevselliğiniz azaldı
İşe ya da derse odaklanamamak, sorumlulukları sürekli ertelemek, eskiden keyif aldığınız uğraşlardan uzaklaşmak önemli işaretlerdendir. Bu değişiklikler çoğu zaman yavaş ilerlediği için fark edilmeleri de zaman alır.
6. Zor bir yaşam olayının etkisi sürüyor
Bir kayıp, ayrılık, kaza ya da göç gibi deneyimlerin ardından haftalar geçmesine rağmen olayı zihninizden çıkaramıyor, kendinizi sürekli tetikte hissediyorsanız, bu tepkileri güvenli bir ortamda konuşmak rahatlatıcı olabilir.
7. Başa çıkma yollarınız size zarar vermeye başladı
Alkol ya da başka maddelerin kullanımında artış, kontrolsüz yeme, saatlerce ekrana kaçma ya da insanlardan tamamen uzaklaşma, yükün artık başka yollarla taşınmaya çalışıldığını gösterebilir.
8. Çevrenizdekiler değiştiğinizi söylüyor
Bazen değişimi ilk fark eden yakınlarımız olur. Son zamanlarda daha sinirli, daha sessiz ya da daha dalgın olduğunuz söyleniyorsa, bu geri bildirimi ciddiye almak faydalı olabilir.
Destek almayı erteleten düşünceler
İşaretleri fark etmek her zaman harekete geçmek için yetmez. Pek çok kişi, ihtiyaç duyduğu hâlde destek almayı şu düşüncelerle erteler:
- "Bunu kendi başıma halletmeliyim." Kendi kaynaklarınızı kullanmak değerlidir; ancak yardım istemek de güçlü bir başa çıkma becerisidir.
- "Başkalarının sorunları benimkinden çok daha büyük." Zorluklar yarışmaz. Sizin yaşadığınız şeyin sizi etkilemesi, ona özen göstermek için yeterlidir.
- "Ne anlatacağımı bilmiyorum." Görüşmeye hazır bir anlatıyla gelmeniz gerekmez. Neyin sizi zorladığını birlikte netleştirmek sürecin bir parçasıdır.
- "Çevremdekiler ne düşünür?" Görüşmeler gizlilik ilkesine dayanır. Destek alıp almadığınızı kiminle paylaşacağınıza siz karar verirsiniz.
Bu düşünceleri fark etmek, kararınızı daha özgürce vermenize yardımcı olabilir. Hazır olduğunuzu hissettiğiniz an, doğru an olabilir.
Psikolog mu, psikiyatri uzmanı mı?
Psikolog; görüşmeler yoluyla duygu, düşünce ve davranışlarınızı anlamanıza ve yeni başa çıkma yolları geliştirmenize eşlik eder. Gerektiğinde MMPI gibi psikolojik değerlendirme araçlarını da uygulayabilir. İlaç yazmaz ve klinik tanı koymaz.
Klinik tanı koymak ve gerektiğinde ilaç planlamak bir psikiyatri uzmanı tarafından yapılır. Belirtileriniz yoğunsa ya da günlük yaşamınızı ciddi biçimde engelliyorsa, psikiyatri değerlendirmesi ile psikolojik desteğin birlikte yürütülmesi sık tercih edilen bir yoldur. Benim sunduğum hizmet tıbbi bir müdahale değil, psikolojik destektir.
Psikolojik destek süreci nasıl ilerler?
İlk görüşmede genellikle sizi neyin getirdiği, ne zamandır zorlandığınız ve bu süreçten neler beklediğiniz konuşulur. Ardından hedefler birlikte belirlenir ve size uygun yaklaşım seçilir. Bu; bilişsel davranışçı yaklaşım, şema yaklaşımı ya da kısa süreli çözüm odaklı bir çalışma olabilir.
Süreç boyunca nasıl hissettiğinizi, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını açıkça konuşabilirsiniz. İlk buluşmaya dair merak ettikleriniz için ilk görüşmede neler olduğunu anlatan yazıya göz atabilirsiniz.
Kendinize sorabileceğiniz birkaç soru
- Bu durum ne zamandır sürüyor ve giderek artıyor mu?
- Uykum, iştahım, işim ya da ilişkilerim bundan etkileniyor mu?
- Denediğim yöntemler bir süre sonra etkisini yitiriyor mu?
- Bu konuyu çevremde rahatça konuşabileceğim biri var mı?
- Bir uzmanla konuşma fikri içimde bir hafifleme yaratıyor mu?
Bu soruların doğru ya da yanlış bir cevabı yoktur. Ancak birkaçına "evet" diyorsanız, destek almayı ertelememek iyi olabilir.
İlk adımı kolaylaştırmak için, görüşmeden önce sizi zorlayan durumları ve ne zamandır sürdüklerini birkaç cümleyle not edebilirsiniz. Ayrıca süreçten ne beklediğinizi düşünmek de faydalıdır: Belirli bir konuda yol almak mı, kendinizi daha iyi tanımak mı, yoksa sadece konuşabileceğiniz güvenli bir alan mı? Bu beklentiler süreç içinde değişebilir; önemli olan onları açıkça konuşabilmektir.
Ne zaman destek almak iyi olabilir?
Zorlandığınız konu sizi haftalardır meşgul ediyorsa, yakınlarınızla konuşmak yetmiyorsa ya da yalnızca kendinizi daha iyi tanımak istiyorsanız, bir görüşme planlamak için yeterli nedeniniz var demektir. Online görüşmeler, bulunduğunuz şehir ya da ülke fark etmeksizin Türkçe psikolojik destek almayı kolaylaştırır.
Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız veya acil bir durum söz konusuysa, beklemeden 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun.
Sık sorulan sorular
Psikoloğa gitmek için belirtilerin ağır olması gerekir mi?
Hayır. Psikolojik destek, zorlukların büyümesini beklemeden de alınabilir. Kendinizi anlamak ya da bir değişim dönemine hazırlanmak da yerinde nedenlerdir.
Psikolojik destek almak için iki hafta beklemek şart mı?
İki hafta yalnızca kaba bir ölçüdür. Sıkıntınız yoğunsa ya da günlük işlerinizi yapmakta belirgin biçimde zorlanıyorsanız daha erken başvurmanız uygundur.
Online görüşme yüz yüze görüşmenin yerini tutar mı?
Pek çok yetişkin için online görüşme, yüz yüze görüşmeye yakın bir verimlilik sunabilir. Önemli olan sessiz, kesintisiz bir ortam ve sağlıklı bir internet bağlantısıdır.
Hangi durumlarda doğrudan psikiyatri uzmanına başvurmalıyım?
Belirtiler çok yoğunsa, gerçeklikle bağınızın zayıfladığını hissediyorsanız, ilaç desteği düşünülüyorsa ya da kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa bir psikiyatri uzmanından değerlendirme almanız önerilir.
Destek almaya karar verdiyseniz, online psikolojik danışmanlık sayfasından sürecin nasıl işlediğini inceleyebilir ya da aklınızdaki soruları iletişim sayfası üzerinden bana iletebilirsiniz.


