Onaylanma ihtiyacı, başkalarının sizi beğenmesi ve kabul etmesi isteğidir ve belli ölçüde herkeste vardır. Bu ihtiyaç çoğu zaman sevginin ve kabulün koşullara bağlı olduğu deneyimlerden beslenir. Sorun, onay kendi değerinizi belirleyen tek ölçü hâline geldiğinde ve kendi istekleriniz sürekli ikinci sıraya düştüğünde başlar.

Yoğun onay arayışı, hem özgüven eksikliği ile hem de yıllar içinde yerleşmiş kişilik örüntüleri ile yakından ilişkilidir. Bu yazıda onaylanma ihtiyacının nereden geldiğini ve onunla nasıl daha dengeli bir ilişki kurulabileceğini ele alıyoruz.

Sağlıklı onay isteği ile aşırı onay arayışı arasındaki fark

İnsan sosyal bir varlıktır; sevdiklerimizin takdiri bize iyi gelir. Sağlıklı bir onay isteğinde, beğenilmek hoşa gider ama beğenilmemek dünyanın sonu gibi gelmez. Aşırı onay arayışında ise başkalarının tepkisi, kendinizi nasıl hissedeceğinizi neredeyse tamamen belirler.

Örneğin, toplantıda fikrini söyleyen biri, kimse yorum yapmadığında "Belki ilgilerini çekmedi" diye düşünüp devam edebilir. Onaya aşırı ihtiyaç duyan biri ise akşam boyunca o anı tekrar tekrar düşünüp "Aptalca bir şey söyledim, artık bana farklı bakacaklar" sonucuna varabilir.

Onaylanma ihtiyacının belirtileri

  • Hayır demekte zorlanmak, istemediğiniz şeylere "olur" demek
  • Kararlarınızı başkalarının ne düşüneceğine göre vermek
  • Fikriniz sorulduğunda karşınızdakinin ne duymak istediğini tahmin etmeye çalışmak
  • Biri size kırgın göründüğünde yoğun huzursuzluk ve suçluluk duymak
  • Paylaşımlarınıza gelen tepkileri sık sık kontrol etmek
  • Çatışmadan kaçınmak için kendi ihtiyaçlarınızı dile getirmemek
  • Yaptığınız iyiliğin fark edilmemesine içten içe kırılmak

Onaylanma ihtiyacı neden olur?

Bu ihtiyacın tek bir kaynağı yoktur ama bazı deneyimler sık karşımıza çıkar:

  • Koşullu sevgi: Sevgi ve ilginin yalnızca başarılı, uslu ya da "iyi" olunduğunda gösterildiği bir ortamda büyümek
  • Eleştirel ya da öngörülemez bir ortam: Çocuğun, büyüklerin ruh hâlini okuyarak kendini güvende tutmayı öğrenmesi
  • Kültürel mesajlar: "Elâlem ne der", "Ayıp olur" gibi, başkalarının görüşünü merkeze alan alışkanlıklar
  • Kırgınlık ve dışlanma deneyimleri: Geçmişte reddedilmenin bıraktığı iz
  • Kaygı: Belirsizliğe tahammülün düşük olduğu dönemlerde onay, geçici bir güven duygusu sağlar

Şema yaklaşımı, bu örüntünün belirgin olduğu durumları "onay arayıcılık" ya da "boyun eğicilik" şemaları üzerinden açıklar. Bu çerçevede kişi, değerli olmanın yolunun başkalarını memnun etmekten geçtiğini erken yaşta öğrenmiştir.

İnsanları memnun etme döngüsü

İnsanları memnun etmek kısa vadede rahatlatır: Çatışma olmaz, kimse kırılmaz, siz de "iyi biri" olduğunuzu hissedersiniz. Ancak uzun vadede bir döngü oluşur:

  1. Bir istek gelir ve "hayır" demek kaygı yaratır.
  2. Kabul edersiniz ve kaygı hemen azalır.
  3. Zamanla yorgunluk, içten içe kırgınlık ve öfke birikir.
  4. Kendi isteklerinizi tanımak zorlaşır; "Ben aslında ne istiyorum?" sorusu cevapsız kalır.
  5. Kaygıyı azaltan şey yine onay olduğu için döngü tekrar başlar.

Bu döngüde biriken öfke bazen beklenmedik anlarda patlar, bazen de bedensel yorgunluk ve isteksizlik olarak kendini gösterir.

Onaylanma ihtiyacı iş hayatında ve ilişkilerde

İş yerinde onaylanma ihtiyacı, çoğu zaman "vazgeçilmez çalışan" rolüyle görünür. Kişi fazladan işleri üstlenir, mesai sonrası mesajlara anında yanıt verir ve bir geri bildirimi günlerce düşünür. Dışarıdan özverili ve uyumlu görünür; içeride ise sürekli bir yetişememe hissi vardır. Bu tablo zamanla yorgunluğa ve tükenmişliğe zemin hazırlayabilir.

Yakın ilişkilerde ise onay arayışı, partnerin ruh hâlini sürekli izlemek biçiminde ortaya çıkabilir. Örneğin, partneri biraz sessiz olduğunda "Bir şey mi yaptım?" diye tekrar tekrar sormak, kendi isteğini dile getirmek yerine "Sen nasıl istersen" demek ya da tartışmadan kaçınmak için kırgınlıkları içine atmak. Bu davranışlar ilişkiyi korumak için yapılsa da uzun vadede samimiyeti azaltabilir; çünkü karşı taraf sizin gerçekte ne istediğinizi öğrenme fırsatı bulamaz.

Arkadaşlıklarda da benzer bir tablo görülebilir: Her buluşmayı siz planlarsınız, her derdi siz dinlersiniz ama kendi zor gününüzü paylaşmaya gelince "Kimseyi yormayayım" diye susarsınız. Onay ihtiyacının azalması, ilişkilerin daha karşılıklı hâle gelmesine de alan açar.

Hayır diyememek ve sınırlar

Hayır diyememek, onaylanma ihtiyacının en görünür yüzüdür. Hayır demek karşınızdakini reddetmek değil, kendi zamanınızı ve enerjinizi korumaktır. NHS'nin özgüvenle ilgili önerileri arasında da yer alan "kendini ifade edebilme" (atılganlık), başkalarının görüşlerine saygı duyarken kendi görüş ve ihtiyaçlarınızı da önemsemek anlamına gelir.

Sınır koymanın pratik yollarını sağlıklı sınırlar koymak yazısında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. Kısaca birkaç başlangıç cümlesi:

  • "Düşünüp sana dönebilir miyim?"
  • "Bu hafta yapamayacağım ama gelecek hafta bakabilirim."
  • "Teklifin için teşekkür ederim, bu sefer katılmayacağım."

Onaya daha az bağımlı olmak için neler yapılabilir?

  1. Otomatik "evet"i yavaşlatın. Her isteğe hemen yanıt vermek yerine kendinize birkaç dakika tanıyın.
  2. Kendi tercihlerinizi fark edin. Küçük seçimlerde (yemek, film, plan) önce kendinize "Ben ne isterdim?" diye sorun.
  3. Kaygıya katlanmayı deneyin. Küçük bir "hayır"dan sonra gelen huzursuzluğun bir süre sonra azaldığını gözlemleyin.
  4. Düşüncenizi sınayın. "Hayır dersem benden nefret eder" düşüncesinin kanıtı ne? Geçmişte gerçekten böyle oldu mu?
  5. Değerinizi davranıştan ayırın. Birinin bir isteğine hayır demeniz, sizin iyi bir insan olmadığınız anlamına gelmez.
  6. Kendi onayınızı çalışın. Gün sonunda başkalarının değil, sizin takdir ettiğiniz bir şeyi not edin.

Bir de şunu hatırlamak yararlı olabilir: Herkesin sizi sevmesi mümkün değildir ve bu sizin değerinizle ilgili bir bilgi vermez. Bazı insanlarla yakınlaşmak, bazılarıyla mesafeli kalmak ilişkilerin doğal bir parçasıdır.

Bu adımları denerken ilk başta kaygının artması doğaldır. Yıllardır işleyen bir düzeni değiştirdiğinizde, zihin bunu bir tehlike gibi algılayabilir. Küçük ve düşük riskli durumlarla başlamak, örneğin bir arkadaşınıza restoran seçimini sizin yapmak istediğinizi söylemek, daha zor durumlar için güven biriktirmenize yardımcı olur.

Ne zaman destek almak iyi olabilir?

  • Başkalarını memnun etmeye çalışmaktan sürekli tükenmiş hissediyorsanız
  • Kendi istek ve ihtiyaçlarınızı artık tanıyamıyorsanız
  • İlişkilerinizde sürekli veren taraf olduğunuzu ve bunun sizi kırdığını fark ediyorsanız
  • Eleştiri ya da reddedilme ihtimali sizi uzun süre meşgul ediyorsa
  • Biriken öfke ya da kırgınlık ilişkilerinizi etkilemeye başladıysa

Sık sorulan sorular

Onaylanma ihtiyacı bir kişilik özelliği midir?

Kişiden kişiye değişen bir eğilimdir ve genellikle öğrenilmiş bir örüntüdür. Öğrenilmiş olması, zamanla farklı davranış biçimlerinin de öğrenilebileceği anlamına gelir. Mizaç da etkilidir; bazı insanlar doğuştan sosyal ipuçlarına daha duyarlıdır ve bu duyarlılık, uygun bir ortamda empati gibi güçlü bir yana da dönüşebilir.

İnsanları memnun etmek kötü bir şey mi?

Başkalarını düşünmek ve onları mutlu etmek değerli bir özelliktir. Sorun, bunun bir tercih değil zorunluluk gibi hissettirmesi ve kendi ihtiyaçlarınızın sürekli göz ardı edilmesidir.

Hayır dediğimde neden suçluluk hissediyorum?

Uzun süre "iyi insan başkalarını kırmaz" mesajıyla yaşadıysanız, hayır demek bir kuralı çiğnemek gibi gelebilir. Bu konuyu suçluluk duygusu yazısında da ele aldık.

Onay ihtiyacı sosyal kaygıyla aynı şey mi?

Kesişen yönleri vardır ama aynı değildir. Sosyal kaygıda ön planda olan, sosyal durumlarda yoğun korku ve kaçınmadır. Bu konuda sosyal kaygı sayfasına göz atabilirsiniz.

Onaylanma ihtiyacının hayatınızdaki yerini bir uzmanla konuşmak isterseniz, iletişim sayfasından WhatsApp ya da e-posta ile ulaşabilirsiniz. Online görüşmelerle ilgili ayrıntılar online psikolog sayfasında.

Kaynaklar

  1. Raising low self-esteem — NHS (İngilizce)
  2. Online self-help CBT techniques — Every Mind Matters, NHS (İngilizce)
  3. Kindness — Mental Health Foundation (İngilizce)

İlgili konular

onaylanma ihtiyacıinsanları memnun etmehayır diyememeközgüvensınır koyma
Okuduktan sonra

Sonraki adım

Gülşah Yalçın

Psikolog · Online Psikolojik Destek. Online görüşmeler ve bilgilendirici içerikler.

Hakkımda
Acil bir durumda veya yaşamınızı sonlandırma düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun.