Erteleme alışkanlığı çoğu zaman tembellikten değil, bir işin uyandırdığı hoş olmayan duygulardan kaçma isteğinden kaynaklanır. Sıkıntı, kaygı, başarısızlık korkusu ya da belirsizlik hissi belirdiğinde işi bırakmak anlık bir rahatlama sağlar. Zihin bu rahatlamayı öğrenir ve erteleme zamanla bir alışkanlığa dönüşür.

Psikolojide erteleme nasıl tanımlanır?

Psikolojide erteleme, bir işi yapmamanın olumsuz sonuçlarını bile bile gereksiz yere geciktirmek olarak tanımlanır. Planlı bir öncelik değişikliğinden farkı budur: erteleyen kişi çoğu zaman işi yapmak ister ama başlayamaz. Bu yönüyle erteleme, dürtüsellik ve davranış kalıpları başlığında ele aldığımız, kısa vadeli rahatlamanın uzun vadeli hedeflerin önüne geçtiği döngülerle yakından ilişkilidir.

Erteleme bir duygu düzenleme meselesi mi?

Ertelemeyi yalnızca zaman yönetimi sorunu olarak görmek, resmin büyük kısmını kaçırmak demektir. Pek çok durumda asıl mesele, işin kendisinin değil, işin uyandırdığı duygunun yönetilmesidir.

Örneğin bir rapor yazmanız gerektiğini düşünün. Dosyayı açtığınız anda "Ya yetersiz olursa?" düşüncesi ve hafif bir sıkıntı beliriyor. Telefonu elinize aldığınızda sıkıntı birkaç dakikalığına azalıyor. Beyin bu rahatlamayı kaydeder ve bir dahaki sefere aynı yolu daha hızlı seçer. İş ise yerinde durur; üstelik artık suçluluk da eklenmiştir.

Bu döngü genellikle şöyle işler:

  1. Görev, hoş olmayan bir duygu uyandırır.
  2. Duygudan kaçmak için başka bir şeye yönelinir.
  3. Kısa süreli bir rahatlama yaşanır.
  4. Ardından suçluluk, baskı ve zaman darlığı gelir.
  5. Görev daha da ağır görünür ve bir sonraki kaçınma kolaylaşır.

Erteleme alışkanlığının sebepleri

  • Başarısızlık ya da eleştirilme korkusu: Başlamamak, yetersiz görünme ihtimalini geçici olarak ortadan kaldırır.
  • Mükemmeliyetçilik: "Kusursuz yapamayacaksam hiç başlamayayım" düşüncesi işi büyütür.
  • Belirsizlik: Nereden başlayacağını bilmemek, işi olduğundan daha ağır gösterir.
  • Sıkıcılık ya da anlamsızlık hissi: Görev size anlamlı gelmiyorsa, harekete geçmek için daha fazla çaba gerekir.
  • Yorgunluk ve tükenmişlik: Enerji düştüğünde zihin en kolay seçeneğe yönelir.
  • Sert iç ses: Kendini sürekli eleştiren biri için iş, yeni bir eleştiri fırsatı gibi hissedilebilir.
  • Anlık ödüllere yönelme: Hızlı haz veren seçenekler, emek isteyen işlere kolayca baskın gelir. Bu eğilimi dürtüsel davranış yazımızda ayrıca ele alıyoruz.
  • Çökkün ruh hâli ya da yoğun kaygı: Bu dönemlerde başlamak her zamankinden daha zor olabilir.

Ertelemeyi besleyen düşünceler

Erteleme anlarında zihin, kaçınmayı makul gösteren cümleler üretmekte oldukça ustadır. Bu cümleleri tanımak, onlara otomatik olarak uymamayı kolaylaştırır:

  • "Şu an havamda değilim, yarın daha iyi olur."
  • "Önce şu küçük işleri bitireyim, sonra asıl işe geçerim."
  • "Baskı altında daha iyi çalışırım."
  • "Bu kadar az zamanda başlamanın anlamı yok."
  • "Nasıl olsa yetişir."

Bu düşüncelerin ortak noktası, şu anki sıkıntıyı geleceğe devretmeleridir. Yarının kendinizin daha istekli, daha enerjik olacağı varsayılır; ama yarın geldiğinde aynı duygu genellikle yerinde durur. Bu cümleleri "yanlış" diye bastırmak yerine fark edip "Bu bir erteleme düşüncesi" diye adlandırmak, kararı yeniden size bırakır.

Erteleme hangi alanlarda görülür?

Erteleme yalnızca iş ya da ders projeleriyle sınırlı değildir. Bir doktor kontrolünü, zor bir konuşmayı, faturaları, bir arkadaşa geri dönmeyi ya da önemli bir kararı geciktirmek de aynı döngünün parçası olabilir. Özellikle duygusal yükü yüksek konular, örneğin bir ilişkide konuşulması gereken bir mesele, en çok ertelenen konular arasındadır. Hangi işleri ertelediğinize bakmak, hangi duygulardan kaçtığınıza dair önemli ipuçları verir.

Erteleme ve mükemmeliyetçilik

Dışarıdan bakıldığında birbirinin zıddı gibi görünseler de erteleme ile mükemmeliyetçilik sık sık birlikte görülür. Çıta çok yüksek konduğunda iş, başlamadan önce bile yorucu hâle gelir. Son dakikaya bırakmak ise kişiye bir bahane sunar: "Zamanım yetmedi, yoksa daha iyisini yapardım." Bu bağlantıyı mükemmeliyetçilik nedir yazısında daha ayrıntılı bulabilirsiniz.

Ertelemenin görünmeyen bedeli

Ertelemenin bedeli yalnızca kaçırılan teslim tarihleri değildir. Yapılmayan iş, zihnin bir köşesinde sürekli açık kalan bir sekme gibi çalışır. Dinlenmeye ayırdığınız zamanlarda bile "Aslında şunu yapmam gerekiyordu" düşüncesi araya girer; bu da dinlenmenin kendisini yorucu hâle getirir.

Uzun vadede erteleme, kişinin kendine güvenini de etkileyebilir. Verdiği sözleri tutamadığını düşünen biri, "Ben zaten hiçbir şeyi bitiremem" gibi genellemelere kayabilir. Bu düşünce de bir sonraki işe başlamayı zorlaştırır. Son dakikaya sıkışan işler ise uykusuzluk, gerginlik ve bedensel yorgunlukla birlikte gelir. Bu nedenle ertelemeyi küçümsemek yerine, size neye mal olduğunu dürüstçe görmek değişim için güçlü bir başlangıç olabilir.

Ertelemeyle baş etme yolları

Amaç bir anda "disiplinli biri" olmak değil, döngüyü küçük noktalarından kırmaktır. Şunları deneyebilirsiniz:

  • İlk adımı küçültün: "Raporu yaz" yerine "Dosyayı aç ve başlığı yaz." Başlamak, bitirmekten çok daha zordur.
  • Duyguyu adlandırın: "Şu an bu işe karşı sıkıntı hissediyorum" demek, duygunun sizi otomatik olarak yönlendirmesini zorlaştırır.
  • Süreyi sınırlayın: "Sadece 20 dakika" gibi kısa ve net bloklar, işin gözünüzde büyümesini engeller.
  • Ortamı düzenleyin: Bildirimleri kapatın, telefonu başka bir odaya bırakın.
  • "Yeterince iyi" bir taslakla başlayın: İlk versiyonun kusurlu olmasına izin verin; düzeltmek, boş sayfaya bakmaktan kolaydır.
  • Kendinize şefkatle yaklaşın: Kendini suçlamak çoğu zaman sıkıntıyı artırır ve döngüyü besler.
  • Problemi parçalara ayırın: Büyük bir işi adımlara bölüp her adım için ayrı bir zaman belirlemek, belirsizliği azaltır.

Bu yöntemlerin hepsini aynı anda denemeye gerek yok. Size en uygun görünen bir ya da ikisiyle başlayıp bir hafta boyunca nasıl gittiğini gözlemleyebilirsiniz. Ertelediğiniz bir günü başarısızlık olarak değil, döngüyü daha iyi tanımak için bir veri olarak görmek, yeniden başlamayı kolaylaştırır.

Dikkat güçlükleriyle ilişkisi

Herkes zaman zaman erteler. Ancak çocukluktan beri süren, iş, eğitim ve ilişkiler gibi birçok alanı etkileyen kalıcı dikkat dağınıklığı, unutkanlık ve zamanı düzenlemede zorluk yaşıyorsanız bu tablonun değerlendirilmesi önemlidir. Tanı, bir psikiyatri uzmanı tarafından konur; Gülşah Yalçın'ın sunduğu hizmet tıbbi müdahale değil, psikolojik destektir.

Ne zaman destek almak iyi olabilir?

  • Erteleme işinizi, eğitiminizi ya da maddi durumunuzu ciddi biçimde etkiliyorsa
  • Ertelediğiniz işler yoğun suçluluk ve kaygıya yol açıyorsa
  • Denediğiniz yöntemler kısa sürede eski düzene dönüyorsa
  • Erteleme, çökkün ruh hâli ya da tükenmişlik hissiyle birlikte geliyorsa

Psikolojik danışmanlıkta ertelemenin arkasındaki düşünce ve duyguları birlikte inceler, size uygun ve sürdürülebilir adımlar üzerinde çalışırız.

Sık sorulan sorular

Erteleme tembellik midir?

Çoğu zaman değildir. Tembellikte yapma isteği yoktur; ertelemede ise kişi genellikle işi yapmak ister ama hoş olmayan duygulardan kaçtığı için başlayamaz.

Erteleme alışkanlığı neden bu kadar zor değişir?

Çünkü her erteleme kısa vadede rahatlama sağlar ve bu rahatlama davranışı pekiştirir. Değişim, bu kısa vadeli ödülün farkına varmakla başlar.

Son dakikada daha iyi çalışıyorum; bu bir sorun mu?

Bazı kişiler baskı altında odaklanabilir. Ancak bu düzen sürekli stres, uykusuzluk ve kalite kaybıyla geliyorsa bedelini gözden geçirmekte yarar var.

Online görüşmeler bu konuda uygun mu?

Evet. Erteleme üzerine yapılan çalışmalar, gündelik yaşamınıza kolayca uyum sağlayabilen online görüşmelerle yürütülebilir.

Ertelemenin sizin için nasıl işlediğini birlikte anlamak isterseniz iletişim sayfasından WhatsApp veya e-posta ile ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. Problem solving — NHS Every Mind Matters (İngilizce)
  2. Reframing unhelpful thoughts — NHS Every Mind Matters (İngilizce)
  3. ADHD in adults — NHS (İngilizce)

İlgili konular

ertelemeerteleme alışkanlığıduygu düzenlememükemmeliyetçilikmotivasyon
Okuduktan sonra

Sonraki adım

Gülşah Yalçın

Psikolog · Online Psikolojik Destek. Online görüşmeler ve bilgilendirici içerikler.

Hakkımda
Acil bir durumda veya yaşamınızı sonlandırma düşünceniz varsa lütfen vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayın ya da en yakın acil servise başvurun.